"UĞUR"SUZ GEÇEN 17. YIL

Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti, Uğur Mumcu'nun katledilişinin 17. yılında yayınladığı mesajda, demokrasinin tüm kural ve kurumlarıyla işlediği, aydınlık, özgür ve hesap verilebilir bir Türkiye özlemi çekildiğini dile getirdi. Açıklamada, "Aydın insanlarını suikatlara kurban veren Türkiye, 'alacakaranlık' dönemiyle de yüzleşme cesareti ve kararlığını göstermelidir." denildi.

Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti (BGC), aydınlık, özgür ve hesap verilebilir, demokrasinin tüm kural ve kurumlarıyla işlediği bir Türkiye için, 'alacakaranlık' dönemleriyle de yüzleşme cesareti ve kararlılığının gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

17 yıl önce 24 Ocak günü evinin önünde bombalı suikast sonucu katledilen gazeteci-yazar Uğur Mumcu'nun ölüm yıldönümü nedeniyle bir mesaj yayınlayan BGC başkanı Ramazan Demir, "Katillerin aramızda dolaştıklarını görmek ve onları 'kahraman' gibi göstermeye çalışanların varlığını bilmek ülkemiz adına üzüntü verici." dedi.

Demir, Balıkesir Basını'nın 'cesur kalem'leri arasında yer alan Cihan Hayırsevener'in de karanlıklardan ve kaos ortamlarından beslenenlerce tezgahlanan hain bir sadırı sonucu katledildiğini hatırlatarak, Türkiye'nin gazeteciler açısından dünyanın 12. 'ölümcül' ülkesi olduğuna dikkat çekti.

Türkiye'de bugün karanlık ilişkileri haberleştirerek kamuoyunu aydınlattıkları, yaşadıkları ülkeye karşı sorumluluklarını yerine getirdikleri için binlerce gazetecinin yargılandığını, eli silah tutan katillerin 15-20 yılda cezaevinden çıkarken, eli kalem tutan isimlere 30-40 yıl cezalar istendiğini kaydeden Demir, "Demokrasi ile yönetilen ülkelerde gazetecileri hedef göstermek bizleri daha da endişelendiriyor." yorumunu yaptı.

Demir, ölenlerin arkasından sadece ağıtlar yakıldığını ve olayların çok çabuk unutulduğunu savunduğu açıklamasında, "Bugün de Uğur Mumcu için ağıtlar yakılacak. Nutuklar atılacak. Ertesi gün ise, herşey unutulacak. İşte onun için diyoruz ki, bize onun ardından ağıt yakmak düşmez. Bize koruma kalkanlarının kaldırılması ve canilerden hesap sorulması yolunda ısrarcı olmak düşer." diye konuştu.

Demir, şunları kaydetti:

“Uğur Mumcu başta olmak üzere, Apdi İpekçi, Bedrettin Cömert, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, İlhan Darendelioğlu, Turan Dursun, İsmail Gerçeksöz, Çetin Emeç, Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitoğlu, Gaffar Okkan cinayetlerinin üzerinden yıllar geçti.

Üç-beş tetikçi yakalandı, "işte katil bunlar" diye kamuoyu vicdanı rahatlatılmaya çalışıldı.

Hepimiz biliyoruz ki, gerçek katiller, gerçek ölüm emirlerini verenler dışarıda.

Kısacası insanlık dışı saldırılara kurban verdiğimiz ne kadar ülke sevdalısı aydın insanımız varsa, hiçbirinin katledilişinin arkasındaki gerçeği ve öldürme emrini verenlerin kimliğini öğrenebilmiş, hesabını sorabilmiş değiliz.

Bugün, "devlet sırları"nın bulunduğu "kozmik odalara" girebiliyor.

Dokunulmaz denilen isimlere dokunulabiliyor.

Bir anlamda Türkiye, kendisiyle yüzleşiyor, hesaplaşıyor.

Bunlar demokrasinin ülkemize yerleşmesi adına yapılıyor.

Her nedense Türkiye'nin alacakaranlık yıllarını aydınlatacak bir dönemin üzerine aynı kararlılık ve cesaretle gidildiğini maalesef göremedik.

Hatırlayın..

Uğur Mumcu katledildiğinde, dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, rahmetlinin eşine şöyle demişti:

"Bir duvar var; alttan bir tuğla çekilirse yıkılır, benden bunu beklemeyin."

Yine hatırlayın..

Dönemin Ankara DGM Savcısı Ülkü Coşkun da; "Bu cinayeti devlet yapmıştır; siyasi iktidar isterse bu iş çözülür." demişti.

Bu söylemlerin ne anlam taşığını sadece akıldan yoksun olanlar bilemez.

Türkiye Cumhuriyeti'nin hukuk devleti olduğuna inanan, bu ülke insanı için daha çok demokrasi, daha çok insan hakları, daha çok özgürlük isteyen biz gazeteciler olarak;

Aydınlık, şeffaf ve hesap verilebilir bir Türkiye için..

O tuğlanın çekilererek bir dönemin daha aydınlatılmasını bekliyoruz.

Ülkenin yetiştirdiği değerli isimlerin öldürülmesi için emir verenlerin maskelerinin düşürülmesini istiyoruz.

Onbinlerce insanını teröre kurban veren, binlerce gencini sağ-sol çatışmalarında yitiren, yetiştirdiği değerli isimleri 'suikast' eylemleriyle kim vurduya giden Türkiye, 'alacakaranlık' dönemiyle de yüzleşme cesareti ve kararlılığını göstermelidir.

Bunu katillerin "kahraman" diye ilan edilmediği..

İç ve dış düşmanlarımızı herkesin alenen bilebildiği..

İnsanlarının özgürce yaşayabildiği..

Çağdaş, güçlü bir Türkiye için istiyoruz..

Bizler; Türkiye’ye ve demokrasiye sıkılan kurşunları, katledilen meslektaşlarımızı ve bilim adamlarını unutmadığımızı, unutmayacağımızı ve unutturmayacağımızı bugün birkez daha haykırırken, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temel kurumları olan yasama, yürütme ve yargının da sorumluluklarını unutmaması gerektiğini hatırlatıyoruz.

Bandırma'da bir süre önce sadece ve sadece gerçekleri yazdığı için karanlıklardan beslenenlerce öldürtüldüğüne inandığımız Balıkesir Basını'nın 'cesur kalemi' Cihan Hayırsevener ile yürekli bir gazeteci, gerçekleri yazmaktan asla yılmayan bir kalem olarak tanımladığımız Uğur Mumcu başta olmak üzere basın ve terör kurbanı şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyoruz."

Kayıt : 25.01.2010

BALIKESİR GAZETECİLER CEMİYETİ
BGC Medya Merkezi ve Basın Müzesi / Karesi Mh. Kaya Sk. No: 8 - BALIKESİR elektronik posta adresimiz: balikesirgazetecilercemiyeti@gmail.com
Tel : 0266 239 20 10    Gsm : 0531 851 10 10    Fax : 0266 239 20 10
Copyright © 2022 bgc.balikesir.gen.tr - Her Hakkı Saklıdır !