BAYRAM DEĞİL, DAYANIŞMA GÜNÜ

Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti, 49 yıl önce kazanılan hakkın yitirilmesiyle 10 Ocakların gazeteciler için tarihte kalan dayanışma günü olmaktan başka bir anlam ifade etmediğini hatırlatarak, "10 Ocak bayram günü değil, kaybedilmiş hakların kazanılması yolunda yeniden bir mücadelenin başlatılması gerektiği gün olarak görülmeli ve algılanmalıdır." görüşünü dile getirerek "Örgütsüzlük, özgür gazetecilik için de bir tehdittir." diyerek birliktelik çağırısında bulundu.

Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti (BGC), 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle yayınladığı mesajda, çalışma yeri, zamanı belli olmayan ve fiilen tatil hakkı olmayan tek meslek sahibinin çalışan gazeteciler olduğuna dikkat çekerek, 49 yıl önce kazanılan yıpranma hakkının gasp edilmesiyle basın özgürlüğüne de ciddi bir darbe vurulduğunu savundu.

10 Ocak’ların “basın bayramı” olma özelliğini yitirdiğine dikkat çekilen Cemiyet açıklamasında, kendisinden çok şey beklenen ve fakat kendisine hiçbir hak verilmeyen basın emekçilerinin 49 yıl öncesi gibi bir dayanışma örneği sergilemesi gerektiği kaydedildi.

Demokratik toplumlarda basın özgürlüğünün Anayasal bir hak olmasına karşın, halkın haber alma hakkına aracılık eden gazetecilerin birçok sosyal güvenceden yoksun olarak görev yapmaları yanında her an ölüm korkusu yaşadıkları kaydedilen açıklamada, bunun en somut ve acı örneğinin Bandırma'da yaşandığı hatırlatıldı.

Gazeteciler Cemiyeti açıklamasında şu görüşlere yer verildi:

"10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü" nü yine içimiz buruk ve üzüntü içinde karşılıyoruz.

"Kutluyoruz..." diyemiyoruz çünkü, basın emekçileri, 2010'a önceki yıllara göre daha buruk, daha üzüntülü ve "iç karartıcı" bir ortamda girdi.

2010'un ilk günlerinde tablo hem mesleğimiz, hem de geleceğimiz adına hiç de iç acıcı değil.

Cemiyetimizin onurlu bir üyesi olan Cihan Hayırsevener, gerçeklerin kamuoyu tarafından öğrenilmesinden korkan, karanlıklardan beslenen kişi veya kişilerce öldürüldü.

Gazetecilerin işsizlik ve sosyal güvence riskinin yanına birde yaşam riski eklendi.

Yıpranma hakkı elinden alınan gazetecilerin iş güvencesi olmadığı gibi, yaşam güvencesi de yok!

Basın emekçileri, 2010'u daha çok işsizlik ve daha çok hak kaybı ve yaşam riski ile karşıladı.

"Çalışan Gazeteciler Günü" 1961 yılında ilan edilmişti. O tarihte gazetecilerin çalışma haklarında önemli iyileştirmeler getiren 212 sayılı yasanın yürürlüğe girmesi üzerine, 9 gazete sahibi, yasayı protesto etmek için 3 gün boyunca gazeteleri yayımlamama kararı aldılar. Bu gelişme karşısında, gazeteciler 10 Ocak 1961 günü haklarına ve basın özgürlüğüne sahip çıkmak amacıyla, sendika binası önünde toplanarak Vilayet'e kadar bir yürüyüş yaptılar.

Gazeteciler, patronların boykot kararı karşısında ise Sendika'nın öncülüğünde, ''BASIN'' adıyla kendi gazetelerini 11–12–13 Ocak 1961 tarihlerinde yayımladılar. O tarihten sonra 10 Ocak, "Çalışan Gazeteciler Bayramı" olarak kutlandı. 1971 yılındaki 12 Mart müdahalesinden sonra ise çalışanların hakları ve basın özgürlüğüne getirilen kısıtlamalara tepki olarak 10 Ocak, "Bayram" olmaktan çıkarıldı ve "Çalışan Gazeteciler Günü" olarak anılmaya başlandı.

Aradan tam 49 yıl geçti. Basın emekçileri bugün de "bayram" yapamıyor…

"Çalışan Gazeteciler Günü"nü bile kutlayamıyor…

Unutulmamalıdır ki, gazetecilerin olmadığı, özgürce çalıştırılmadığı, yasaklanıp, sansürlendiği toplumlarda, demokrasiden söz etmek gerçekçi değildir.

Gazetecilerin susturulduğu toplumlarda sokaktaki insan "kör ve sağır" demektir.

Ülkemizde her ne kadar ifade özgürlüğünün genişletilmesi için çalışmalar yapılsa da çok sayıda gazeteci yaptıkları haberler, röportajlar ve çektikleri fotoğraf ve görüntüler nedeniyle ölüm tehdidi altında yaşam sürmektedir.

Günümüzde gazetecileri tehdit etmek, tartaklamak, darp etmek ve katletmek adi bir olay gibi görülmeye başlandı.

Çünkü bu ülkede, özgür basından korkulmakta, hak ve halk adına kutsal bir görev üstlenen gazeteciler öldürülmektedir.

İşte bu nedenle hem mesleğimiz, hem can güvenliğimiz, hem de sosyal haklarımızın kazanımı noktasında birlik ve beraberlik içerisinde tıpkı 49 yıl öncesindeki bir mücadelenin içerisinde olmamız gerektiği inancındayız.

Bunun için diyoruz ki, örgütsüzlük, özgür gazetecilik için de bir tehdittir.

Örgütlenme hakkını kullanamayan bir gazetecinin, yasal haklarının uygulanmasını bile talep edemeyen bir gazetecinin, özgürlüğünden söz edilemez.

BALIKESİRLİLER’E ÇAĞRI

10 Ocak Dayanışma Günü vesilesiyle tüm Balıkesirliler’e sık sık yaptığımız çağrıyı bir kez daha yinelemek istiyoruz.

Sevgili Balıkesirliler;

Lütfen yerel medyanıza sahip çıkın; gazetelerinizi satın alın, televizyonlarınızı izleyin, radyolarınızı dinleyin ve olumlu veya olumsuz tepkilerinizi mutlaka medyalarınıza ulaştırın.

Çünkü, yerel gazete okuyan, yerel televizyonu seyreden yaşadığı bölgede neler olup bittiğinden haberdar olursunuz.

Ayrıca medyalarda çalışan, ilkeli yayıncılık doğrultusunda korkusuzca gördüklerini, araştırmalarını yayınlayan arkadaşlarımıza destek olun ki gerçek gazeteciliği yapmayı sürdürebilsinler.

Tüm meslektaşlarımızın “10 Ocak Basın Emekçileri Dayanışma Günü”nü kutlar, basın bayramını gerçek anlamıyla kutlayabileceğimiz günlere elbirliğiyle ulaşabileceğimizi hatırlatmak istiyoruz.”

Kayıt : 08.01.2010

BALIKESİR GAZETECİLER CEMİYETİ
BGC Medya Merkezi ve Basın Müzesi / Karesi Mh. Kaya Sk. No: 8 - BALIKESİR elektronik posta adresimiz: balikesirgazetecilercemiyeti@gmail.com
Tel : 0266 239 20 10    Gsm : 0531 851 10 10    Fax : 0266 239 20 10
Copyright © 2022 bgc.balikesir.gen.tr - Her Hakkı Saklıdır !